MAHALLEMİZİN KEDİSİ PAMUK”UN HİKAYESİ

Size pamuğun dilinden pamuğun hayatını anlatmak istiyorum. Yaşanmış bir oladır.
“Ben beyaz siyah benekli güzel uysal bir kediyim mahalle sakinlerinden bazı hayvan severler bana bakıyor. Besliyor mamamı ve suyumu veriyordu.
Sokakta yaşadığım için soğuk havalarda bir apartmanın merdiven boşluğuna sığınıyorum. Böyle geçip gidiyordu günlerim. Hamileyim annede olacağım. Doğacak olan yavrularımı koruyacak bir sıcak yuva aramaya başladım.

Hastayım kulağımda sebebi belirsiz kocaman bir yara oluştu. Doğumun yaklaşıyordu. Soğuk havalarda sığındım apartmanın merdivenin altında bir karton kutu buldum. Çok güvenli değildi ama sokaktan iyiydi. Bebeklerim dünyaya geldi.

Ben çok hastaydım. Yavrularımı doyurmak için yiyecek aramaya, bulmaya çıkamıyordum. İyice zayıf ve halsiz düştüm. Umudumu yitirdim. Tamam pamuk, bu kadarmış dedim ki, bir kadın beni fark etti. Beni ve yavrularımı kliniğe götürdü. Tedavim başladı. Bebekler iyiydi. Dört kızım olmuştu. Kızlarından birinin göbek bağını fazla koparmışım. Hep ve sürekli hastaydı. Bizimle ilgilenen abla her sabah ilaçlarımı düzenli veriyordu. Artık tamamen iyleşmiştim. Yiyecek aramak zorunda kalmıyordum. Bizi kliniğe götüren hayvan sever apla benu ve yavrularımı besliyordu.
Hayvan sever apla
bebeklerime, çocuklarıma Lily, Linda, Layd, Lolita adlarını koydu.

Kendimi daha iyi ve güvende hissediyordum. Bir gün zalim bir insan geldi beni bebeklerim den koparıp götürdü. Bilmediğim bir sokağa attı. Allahım çıldırmıştım memelerim süt doldu. Ben olmasam yavrularım ölür. Allahım yardım et diye dua ettim. Çığlık çığlığa ağladım. Sokak sokak yavrularımın bulunduğu apartmanı aradım. Ben bebeklerimi ararken bizi kliniğe götüren mama ve su veren hayvan sever abla, benim yokluğumu fark etmişki yavrularım çok ağlamış olmalı, onları kliniğe götürmüş süt ve biberon almış, yavrularıma anne şevkati ile bakmış ilgilenmiş ben ancak üç gün sonra bulabildim yavrularınımın olduğu apartmanı binanın kapısı açılır açılmaz yavrularıma gitmek için daldım binaya merdiven altına gittiğinde yoktu bebeklerim.

Allahım sen kimseyi evladıyla sınama dedim. Delirdim sandım feryat figan oldum. Tekrar umutsuzca ağlamağa başladım. Her gördüğüm insanın yanına gidip bebeklerimi sordum bacaklarına sarıldım.

Derdimi anlatmaya çalıştım.. Kimi ne den öyle yaptığımı anlamadı, kimi tekmeledi. O kadar acı içerisinde haykırdımki bizimle ilgilenen abla sesimi duymuş ve bebeklerden birini alıp yanıma çıka geldi.

Yavrumu kokladım, sevdim. Tekrar apartmana girdik beraber. Apla evin bir odasını bebeklerime bakmak için hazırlamış benide aldı odaya.
En sonunda kavuşmuştum.
Çocuklarıma onları kokladım, kokladım bir güzlece temizledim. Günler sonra çocuklarımla çok güzel ve rahat bir gün geçirdim. Doya doya korkmadan sevdim bebeklerimi. Artık güvendeydik. Lolita hastaydı. Her akşam kliniğe götürüyorlardı. Bebekler sütten ayrılmaya başladılar. Layd başka bir aile sahiplendi..

Beni kliniğe götürüp kısırlaştırdılar. Beni ve iki yavrumu daha sonra bahçede bir yuva yaparak yerleştirtiler. Artık yavrularımla birlikte özgürdüm. İki kızım benim gibi sokağa alıskın değildi. Evde bakıldığı için çok zorluk çekiyorlardı. Linda hastalandı. Bize bakan abla Kily ve lindayı sahiplendi. Tekrar evine aldı. Ben sokakta mutluydum. Eve girmek istemiyordum.
Kızım Lolita sekiz ay yaşadıktan sonra öldü.
Lolita hep evdeydi. Ona daha bir özenle bakıyordu ablamız. Sekiz ay aralıksız tedavi devam etti, ama kurtaramadılar. Biizim ömrümüz çok uzun değil, insanlara muhtacız. Kısa sürede yok oluyoruz. Ben bilinmezdeyim. Bizleri koruyun kollayın birlikte yaşarsak dünya güzel olur.
Allah insanlara vicdan, merhamet versin.

YAZAR: Meliha Yaşar

Bir Cevap Yazın

× WhatsApp Destek
%d blogcu bunu beğendi: